Bu Blogda Ara

15 Nisan 2013 Pazartesi

Eurovision Geri Sayımı... 1. Yarı Final!

Bir yarışmanın bitmesiyle diğer yarışma heyecanının başlaması bir olur hep. Anında planlar yapılmaya başlanır, tarihler seçilir, şehir belirlenir, ülkeler sanatçılarını düşünmeye, yarışmalarını hazırlamaya başlar. Bu sene de aynı şey oldu geçtiğimiz 1 yıldır o meşhur tarihlerin gelmesin bekliyoruz. Nitekim o haftanın başlangıcına yani ilk gecesine yalnızca 28 gün kaldı!




Her şeyin yavaş yavaş belli olması provalarla başlar ancak benim yapmaktan hoşlanacağım şeylerden biri de, provalar öncesi düşüncelerimle provalar sonrası düşüncelerimin arasındaki farkları görmektir. Hatta şöyle söyleyeyim ülke finalleri yapıldıkça, şarkılar açıklandıkça yazdığım yorumlarımın çoğunda bile şu ana kadar değişiklikler oldu. Ancak bunu iyi yönde değerlendirmiyorum. Dediğim gibi Eurovision'da şarkının ömrü 3 dakika. Ben ve Eurovision fanları içinse şarkıların ömrü aylarca. 

Bu yazı dizisinin amacı benim provalardan önce şarkılar hakkındaki son düşüncelerimi paylaşmak ve size şarkıları tanıtmak! Televizyon izleyicileri için 1 hafta sürecek bu heyecanın ilk gecesi 14 Mayıs akşamı yaşanacak!


Geçtiğimiz senelerde şarkıların çıkış sıraları kura çekimleri sonucu belli olurdu. Bu sene EBU (Avrupa Yayın Birliği) işi riske atmak istemeyerek ya da demeseler bile biraz da olsa yarışmayı Melodifestivalen'e (İsveç ulusal finali) çevirme çabalarından dolayı bu sene yarışma sıralarını kendileri belirlemeye karar verdiler. Melodifestivalen'in supervisor'ı, Eurovision 2013'ün Prodüktör'ü Christer Björkman'ın söylediğine göre bu sene böyle bir uygulamaya gidilmesinin sebebi bir nevi dj kafasının yaşanmıyor oluşu. Yani sürekli ağır şarkılar üst üste geliyor, hareketliler üst üste geliyor, bazı şarkılara haksızlık oluyor vs. vs. (Bu açıklamanın altındaki Melodifestivalen'i bulunuz). Neyse bu konuya ileriki zamanlarda detaylı değineceğim.

Sonuç olarak...

Yarışmayı ilk açacak ülke Avusturya olacak. Ülkeyi bu sene çok zorlu bir ulusal finali kazanan 18 yaşındaki isim Natalia Kelly temsil ediyor. Natalia çok güçlü bir şekilde geliyor Malmö'ye. Şu an için fanların büyük favorisi olduğunu söyleyemem... gerçi fanların haklı çıktığı nadir yaşanan bir durum ya neyse... Sonuç olarak Natalia'nın böylesi zayıf bir yarı finalden rahatça finale çıkacağını düşünüyorum ve Eurovision sahnesinde gerçekten PARLAYACAĞINA inanıyorum.




Bu sene benim için sıkıcı şarkıların çoğunlukta olduğu bir sene bakınız bunun ilk örneği de ikinci sırada yaraşacak Estonya'yı temsil eden Birgit Öigemeel'in söylediği Et Uus Saaks Alguse. Tam Anlamıyla 20.yy'dan kaçma bir şarkı. Şarkının şansıysa çok güçlü bir yarı finalde yarışmıyor olması... İnsanlar oy verir tabii eğer o sırada uykuya dalmamış olurlarsa!




Ne zaman Slovenya'nın şarkısını dinlesem aklıma 2011 yılında bütün sene birinci olacak diye bakılan sonunda 22.likle yetinen Macaristan ile gene aynı yıl korkunç bir performansla yarı finali bile geçemeyen Hırvatistan geliyor. Bana öyle geliyor ki Slovenya'nın sonu da bu iki sondan biri olacak. Sonuç olarak daha önce dediğim gibi... "House müzik sevmeyen bir insan olarak bu sene Slovenya hakkında olumlu hiçbir görüşüm olmayacak. Müzik türüne karşı hiçbir ön yargım yok ama sevmediğim türü bana sevdirecekse o şarkı iyidir. Bu ise benim için gereksizlikten ibaret".




Hırvatistan bu sene 6 tenor'un oluşturduğu Klapa S Mora'dan yana kullandı şansını. Benim için çok güzel, Eurovision seyircisi için sıkıcı gelebilecek olan şarkının ismi Mizerja. Ne yalan söyleyeyim 6 tane adamın dikilip ağır tempo'da giden bir şarkı söylemesi gerçektende Eurovision'un temposuna uymayacak. En azından benim en son hatırladığım 6 adamın dikilip ağır tempoda şarkı söylediği 2007 yılında Letonya'idi. Onun da çok harika gittiğini söyleyemem.Yine de şansları bol olsun!




Ve yılın yıldızı Danimarka! Her sene birinci bir şekilde baştan kendini göstermeye başlar... (Fan balonları da olur ancak zaten onu şarkının ucuzluğundan ve klişeliğinden fan balonu olduğunu anlarsınız) Bu sene de şimdiden birinci olarak gösterilmeye başlayan ülke Danimarka. Bahislerde genelde 1.sırada giden Eurovision'da da birinciliği alır. Bu sene de Danimarka gidiyor birincilikte. Şöyle bir bütün şarkıları ilk dinlediğimde ne hissettiğimi düşünüyorum da sanırım Danimarka beni en çok etkileyen olmuştu (gerçi bir iki ülke daha var ama onları sonra anlatacağım). Provalardan önce bana da birinci görünen ülke Danimarka... En azından Emmelie'nin haklı yere yaptığı "ilk beşte olacağız" açıklamasına katılıyorum!




Rusya bu sene fazla Adele etkisinde kalmış durumda! Şarkıda ve kızda gerçekten potansiyel olmasına rağmen bu kadar Adele özentisi kıyafet, makyaj ve saçla beni kendinden soğutuyor. Gerçi Eurovision seyircisinin kaçı bunu fark eder orası da tartışılır. Aslına bakarsanız şarkı da klişelik abidesi... Eurovision 2013 sloganımız gibi birlik olma etkisini yaymaya çalışan kendince barışcıl bir şarkı... Jüriye çok sağlam oynayacağı için finalde olması ve iyi derece almasını şu an kaçınılmaz buluyorum.




Hiç unutmuyorum Eurovision 2010 finali sırasında söz yazarı ve besteci olan Şehrazat, Twitter'dan Ukrayna'yı o sene temsil eden Alyona için "Kadın ne bağırdı ne bağırdı" demişti. Bu sene aynı yorumu gene bir Ukraynalı olan Zlata Ognevich için de yapmasını bekliyorum. Günümüzde bağırabilen ses makbuldür kafası neyin kafasıysa baya verimli bir şekilde gidiyor. Hani bağırmanın da bir güzelliği bir dinlenilesi yanı vardır. Harika başlayıp korkunçlaşan şarkılar grubuna seve seve ekleyebileceğimiz bir şarkı aynı zamanda. Mp3 kaydında çok anlaşılmayabilir ama canlı perfomanslarında arkadaki vokallerle sesinin birleşimi tam bir eziyet oluyor. Eklemeden de geçemeyeceğim... böyle bir klibi çekmek için gerçekten para mı harcamışlar?? (Fanların büyük ihtimalle balon favorisi olan şarkı bahislerde de anlam veremediğim bir şekilde yükseldi... provalarda gerçek yüzünü göreceğimizi düşünüyorum)




Bana göre yılın ne kadar kötü şarkısı varsa hepsi bu finale toplanmış. Bakınız Hollanda var sırada! Lana Del Rey tarzında yapılmaya çalışılmış normalde dinlesen güzel ama Eurovision sahnesinde gördüğünde "Diğer kanallarda ne var" veya "Ben bir tuvalete gideyim" cümlelerini direk aklına getirecek bir şarkı. Örneğin: 2009 yılında Fransa adına Patricia Kaas katılmıştı. Şarkısı inanılmaz ağır bir şarkıydı ama öyle bir büyüsü vardı ki sadece kendinizi kaptırıp dinliyordunuz. Tabii Patricia'nın karizması da büyük etkendi (Fransa'nın son zamanlarda aldığı en iyi derecesini almış 8. olmuştu!) . Anouk gerçekten iyi bir şeyler istiyorsa bizi büyülemeli yoksa bu şarkının en azından Mp3 versiyonuna şans vermiyorum.




Karadağ şarkısını yayınladığında "Pekala bu şaka değil mi? Asıl şarkıyı ne zaman duyacağız?" demiştim. Karadağ'ın ruhu gerçekten böyle mi yoksa bizimle 2 yıldır dalga mı geçiyorlar? Ne yalan söyleyeyim dinledikçe sevmeye hatta yarışmadaki korkunç şarkılarla kıyaslayınca fazlasıyla güzel gelmeye başladı! Ancak gene de final için şans vermiyorum. Tabii her şey provalarda bitiyor. Sahne şovlarını baya merak etmeye başladım.




Litvanya'nın temsilcisi Andrius Pojavis sevimsizlik abidesi olsa da şarkısı Something'de hoşuma giden bir şeyler var yani bana 2009 İsviçre'yı temsil eden Lovebugs'ın şarkısı The Highest Heights'ı hatırlatıyor. Şarkı kaybederse kesinlikle Andrius'un sevimsiz bir şekilde kameralara oynayışından kaybedecek!




On birinci yarışmacı geçen sene ulusal finali kazanan sonra şike yaptığı ortaya çıkan ve diskalifiye edilen, bu sene yarışmayı tekrar kazanıp, kazandığı şarkısını değiştiren olaylı yarışmacımız Beyaz Rusya'lı Alyona Lanskaya. Dediğim gibi ilk şarkısı Rhythm Of Love 'dan vazgeçip daha mantıklı bir seçim olan Solayoh ile katılmaya karar verdi! Üstelik klip çekimleri de İstanbul'da yapıldı. Gerçi hiçbir öğe İstanbul'da çekildiğine dair kanıt  vermiyor klipte. Yalnızca sahil çekimlerini görüyoruz ki onlar da Kilyos'da çekilmiş... Şarkı bana Ukrayna 2006 Tina Karol ile Makedonya 2006 Elena Risteska 'nın şarkılarını hatırlatıyor. Kaliteli bir sahne şovu yaparsa (Bu klibi çeken sahne şovunu nasıl yapar o ayrı mesele...) çok rahat finalde olacaktır ki rakipleri çok güçlü değil. 




Yerinde sayan bir şarkıyı kim sever ki? ya da şöyle söyleyeyim kim Eurovision'da oy verir ki? Moldovalı Aliona Moon şarkıyı söylerken kendini geçtiğimiz senenin Azerbaycan temsilcisi Sabina Babayeva zannetmiş olsa gerek (Sabina'nında kıyafeti ışık oyunuyla renk değiştiriyordu)... Umarım Eurovision sahnesinde de artık klişeleşmiş bir şeyi yapmaz... Hayır onu geçtim şarkının ruhuna uymuyor bir kere. Mesela bu şarkının şovunu ben 2010 Gürcistan tarzında bir şovla izlemek isterim. Dediğim gibi olursa final şansı var yoksa pek de olacağını düşünmüyorum. (Sahnede şarkıyı anadilinde söyleyecek)



Sanırım gecenin en şanslılarından biri Irlanda olacak. Şarkıya ölüp bitmesem de hatta tarzımın tam aksi yönünde olsa da Danimarka ve Rusya'dan sonra hayalkırıklıklarıyla devam eden şarkıların üstüne Only Love Survives'ı duymak cennette hissettiriyor ki ardından gelen şarkılarda öncekilerden pek farksız değil. Finalde olmasını kaçınılmaz olarak görüyorum.




Yunanca aşkım sağ olsun bu şarkıyı bana sevdiriyor. Geçtiğimiz sene La la love'dan sonra kalitenin düştüğü bariz bir gerçek olsa da Kıbrıs'ın direnmeye devam ediyor olması göz alıcı bir gerçek (biliyorsunuz 'bazı' ülkeler fazla kibirli) Şovunun sıkıcı olacağını tahmin etmek için sanırım müneccim olmaya gerek yok... Hem bu yüzden hem de bu yarı finalde oy olacağı pek ülke bulunmadığı için şansını yüksek görmüyorum.




Bu sene çoğu kişinin kullandığı cümle "Yılın en kötü şarkısı Belçika". Ben de aynı şeyi söylüyordum taa ki Bulgaristan'ı, Romanya'yı vs. duyana kadar. Her neyse... Roberto'nun korkunç bir şarkıcı olduğu gerçeğinin yanında aslında şarkının da çok kötü olmadığını düşünüyorum. Gene de Bu yarı finali sonuncu bitirme olasılığı çok yüksek. 




Sırplılara hala ulusal finalde Dusan Svilar - Spas 'ı seçmedikleri için kızgınım. O kadar yıldır ulusal final izliyorum sanırım bir şarkının kazanamaması ilk kez içime bu kadar oturdu. Bundan da kaynaklı bu şarkıya ön yargım var. Kaliteden uzak 3 sevimsizlik abidesi'ne katlanmak çok güzel olacak gerçekten! Finale çıkarlar mı? Evet maalesef çıkacaklar.




Böylelikle 14 Mayıs akşamı birinci yarı final tamamlanacak. 

2.Yarı Final yazısında görüşmek üzere!!

9 Mart 2013 Cumartesi

Heja Sverige!!!

6 Hafta süren uzun bir yolculuğun ardından bu akşam Melodifestivalen'e çok güzel sonuçlarla veda ettik!




Uluslar arası jürinin oylarından sonra ilk sıraya yerleşip üstüne İsveç halkının oylamasında ikinci en yüksek puanı alarak birinci olan isim ROBIN STJERNBERG oldu!! 



4. haftanın yazısını yazdığım gün her şarkı gibi You'nun 2 dakikalık versiyonunu dinlemiş ve 'İşte bu' demiştim. Tabii o sıralar karşımıza Anton Ewald gibi çıkacak diye içimde korkular vardı. Neyse ki korktuğumu değil umduğumu bulmuştum. Şarkıyı Robin söylüyordu (vokaller değil) ve sahnede Justin Bieber olucam diye kendini yırtmıyordu. Tamamen harika bir şarkı olan You'nun ruhuna göre hazırlanmıştı şov. Tabii o hafta ikinci şansa kaldı. İkinci şansın yapıldığı gece de gene bir favorim olan Martin Rolinski ile eşleşmişti ama ben gene de içten içe Robin'i tutuyordum. Gene harika bir performanstan sonra bu akşam yapılan finale ismini yazdırmayı başardı. Geçtiğimiz tüm hafta boyunca Facebook'ta ve Twitter'da Robin kazansın diye diye bir hal oldum. Bu sabah yayınladığım Heja Melodifestivalen! 5 yazımda da bu akşamki fnalde çok fazla favorimin olduğunu ama en çok Robin'in kazanmasının beni mutlu edeceğini yazmıştım. Ve nedense hiç "İkinci şanstan geldi bu yüzden kazanamaz" diye düşünmemiştim. Hatta Anton Ewald'ın kazanmasından da korkuyordum. 

İsveç halkının en yüksek puanı Yohio'ya gitti. Yohio benim de favorimdi ama bu akşam başka bir şey oldu hatta Yohio'nun performansı sırasında da şöyle yazdım Twitter'a "Yohio Gene Çok İyi!! Ancak Hiçbir Performans Robin Gibi Heyecanlandırmadı Beni... Robin Kazanmalı NOKTA" . Nitekim dediklerimde de haklı olduğumu düşünüyorum Yohio'dan birinci yarı finalde aldığım enerjiyi bu akşam alamadım sanırım sebebi de Robin'in beni daha çok etkilemesiydi. Robin'i izlerken ses, şarkı, şov hepsi heyecanlanmanıza sebep oluyor! Ayrıca Yohio'yu en son 1 ay önce seyretmiştik. Bu ara içerisinde Yohio'nun kendi grubu Seremedy'nin ve Yohio'nun iki gitaristinin Desaiha isimli grubunun inanılmaz reklam yaptıklarını düşünürsek bu akşam oy almaları oldukça normaldi. Robin'i düşünürsek onun ne Yohio ne Anton ne Ulrik gibi bir arkası vardı ve ikinci şanstan gelip kazandı! Bu kesinlikle hak ettiğinin bir göstergesi. Bir de Robin kazanmasını uluslar arası jüriye borçlu! Bu ikinci harika haber, çünkü Eurovision'da İsveç değil bu ülkeler verecek oyları. Şimdiden Robin'i tanıyorlar ve seviyorlar! 

Yarışma şu şekilde bitti:
  1. Robin Stjernberg - You (166 Puan)
  2. YOHIO - Heartbreak Hotel (133 Puan)
  3. Ulrik Munther - Tell The World I'm Here (126 Puan)
  4. Anton Ewald - Begging (108 Puan)
  5. Louise Hoffsten - Only The Dead Fish Follow The Stream (85 Puan)
  6. Sean Banan - Copacabanana (78 Puan)
  7. Ralf Gyllenhammar - Bed On Fire (73 Puan)
  8. David Lindgren - Skyline (69 Puan)
  9. State Of Drama - Falling (68 Puan)
  10. Ravaillacz - En Riktig Javla Schlager (40 Puan)
Robin'in kazandığı açıklandığı anda Robin'in hiçbir şey anlaması, inanaması ve tamamen şok bir halde sanatçıların ona neden sarıldığını anlamaya çalışması sanırım son zamanlarda gördüğüm en güzel kareydi. Heyecandan şarkının sözlerini unuttu ve söylemekte zorlandı. Ben de kazandığı için çok mutluyum!!! (Benim için Danimarka önde giderken şu an İsveç öne geçmiş bulunuyor. İtalya'yı beklemedeyim!)

Bu senenin kötü bir yıl olduğunu, şarkının iyi bir şarkı olduğunu düşünürsek çok rahat Top 10 yapacağını düşünüyorum hatta erken olduğu için demek istemesem de Top 5 bile çok rahat olacak gibi!

Robin Stjernberg - You



TACK SVERIGE!!

8 Mart 2013 Cuma

Heja Melodifestivalen! 5


Geçtiğimiz hafta ikinci şans haftasıydı bu demek oluyor ki düello haftasıydı. Yeni sisteme göre 8 şarkı içinden oylama sonrası 5 tanesi bir üst tura çıktı ardından tekrar yapılan oylamayla düellolar belli olmaya başladı Anton Ewald ile Behrang Miri, Robin Stjernberg ile de Martin Rolinski Eşleşti. Geriye kalan 5. yarışmacı Erik Segerstedt & Tone Damli'ye ise veda ettik. Düelloların ardından yapılan oylamayla finale çıkan isimler Anton Ewald ile Robin Stjernberg oldu! İkisinin de saç yapısının, boyların v.s benzemesinden ötürü internette baya eğlence konusu oldular beni en çok güldüren @oscarberander isimli kullanıcının yazdığı cümle oldu... "My name is Robin, this is Anton, and together we are RobTon." (Bu repliği Jedward'dan biliyoruz)






Ayrıca geçtiğimiz haftanın konukları Jedward'dı!! 


Uzun bir Melodifestivalenden yolculuèundan sonra altıncı ve son haftaya gelmiş bulunuyoruz! Final bu akşam!! 

7 Mart 2013 Perşembe

İsrail Şarkısını Seçti!!

4 Yarı final sonucunda bugün yapılan ulusal finalle İsrail de şarkısını açıklayan ülkelerden oldu.



Uzun bir bekleyişin ardından jüri oyları Moran Mazor ile Ron Weinreich'in oylarını eşitlemişti. Televotingde daha yüksek oy alması sonucu kazanan Moran Mazor Oldu.

Final şarkılarına yorum yaparken "Görselliğin önemli olduğunu genelde vurgulayamaya çalışıyorum. Siz işinizi ne kadar iyi yaparsanız yapın kamera önünde olduğunuz süre içinde göz zevkimizi de bozmamanız lazım. Moran Mazor'ı seyrederken kadını incelemekten bir süre şarkıyı dinleyemedim. Saçları ve gözlüğünü hadi geçtim. Böyle bir elbise giyen kadın Eurovision'da ne giyer diye ciddi merak ediyorum. Bu tarz bir elbise kıvrımı olan kadınlara yakışır Moran'ın durumu artık kıvrımlıktan öte olmuş. Dekoltesini anlatmıyorum bile. Şarkıya ve Moran'ın performansına dönersek tek kelimeyle harika. Göz zevkimi bozmadığı sürece Eurovision sahnesinde dinlemek güzel olur. " demiştim.
Bu akşamda aynı şey oldu o kadar kötü görünüyordu ki şarkıyı Twitter'a bakarken dinledim. Umarım Eurovision sahnesinde böyle bir kıyafetle görmeyiz.

Şarkı harika, Moran'ın performansı da çok iyi. Sonunda melodisi olan bir şeyler dinleyeceğimiz için mutluyum. Kazanmasına sevindim ve Eurovision'da iyi iş çıkaracağını düşünüyorum. Provaları ve tabii ki elbisesini bekleyip görelim.

Moran Mazor - Rak Bishvilo


İsrail Finali Bu Akşam!!

3 Yarı final bir de ikinci şanstan sonra bu akşam İsrail'in Eurovision 2013 şarkısını öğreneceğiz!



10'ar kişinin yarıştığı 3 yarı finalden finale gitme hakkını yalnızca 3 kişi kazandı. İkinci şansta ise tek kişi bu hakkı elde etti.

İşte ikinci şansı 10 kişi arasından kazanan isim Judah Gavra ile başlayacağız geceye. Kendisi tiyatro oyuncusu genelde müzikallerde de rol alıyormuş. Şarkısı çok güzel başlayıp günümüzde çok meşhur olan disko temposuyla devam ediyor. Judah'ın sevimsiz bir hali var. Diğer şarkıların içinde şansı olacağını sanmıyorum.


1998'de Dana International'ın birinciliğinden beri ülkeye en iyi dereceyi, 4.lüğü Shiri Maimon getirmişti ki bence de gelmiş geçmiş en iyi İsrail şarkılarındandı. İşte o zamandan beri öyle bir şeyler duymayı bekliyorum. Moran Mazoz bu duruma biraz yaklaşsa da hala aynı ses ve aynı karizma yok. Shiri Maimon'la karşılatırmayı bırakırsam da bunlar olmadığı için şansının ön planda olacağını sanmıyorum.



Özrüne rağmen özgüveniyle yaptığı işe devam eden Ron Weinreich'in sahne performansı birçok sağlıklı sanatçıya taş çıkartacak derecede. Sandalyesiyle yerinde durmuyor ve siz de sıkılmıyorsunuz izlerken. Şarkısı çok eğlenceli ancak sırf ingilizce duymayı tercih ederim.




Bu finalde dinlemeye tahammül edemediğim isimlerden olan Shany Zamir, kötü bir tonda bağırmaktan başka bir şey yapmıyor. Ne dediğini anlamadığınız gibi sadece bağırıp acı çektiriyor. Üstelik şarkısıda artık duyduğumda arkama bakmadan kaçtığım Elektropop tarzında. Sürekli kaliteli şarkılar duymaya alışkın olduğum İsrail'den umarım kazanan olarak bu çıkmaz.



Klişe balladların hala tuttuğu günümüzde Hila Ben David'in şarkısı Beautiful sırf İbranice olduğu taktirde güzel şeyler çıkabilir. İbranice diyorum çünkü balladları ibranice dinlemek gibisi yok.  



Ran Sandler'ın şarkısı ise belki de ulusal finaldeki en güzel şarkı. Ancak adamda enerji sıfır. Şarkıyı satamıyor yani. Şarkıyı sevicem ama bir şeyler eksik kalıyor. Buna rağmen kazanmasını istiyorum. Eurovision'da da şansı olabilir. Dediğim gibi klişe melodiler her zaman sevilir ama birinci olmaz. 



Ulusal finaldeki korkunç kıyafet, ses ve şov geleneğimiz Meital De Razon & Azi Tal ile devam ediyor. Şarkı da gürültüden ibaret hadi nakaratı biraz kurtarıyor diyelim. 18 yaşında olmama rağmen beynim bu tarz müzikleri kaldıramıyor gerçekten. Melodisiz kuru gürültüden ibaretler. Şansı olmayacağını umduğum diğer bir şarkı. 




Görselliğin önemli olduğunu genelde vurgulayamaya çalışıyorum. Siz işinizi ne kadar iyi yaparsanız yapın kamera önünde olduğunuz süre içinde göz zevkimizi de bozmamanız lazım. Moran Mazor'ı seyrederken kadını incelemekten bir süre şarkıyı dinleyemedim. Saçları ve gözlüğünü hadi geçtim. Böyle bir elbise giyen kadın Eurovision'da ne giyer diye ciddi merak ediyorum. Bu tarz bir elbise kıvrımı olan kadınlara yakışır Moran'ın durumu artık kıvrımlıktan öte olmuş. Dekoltesini anlatmıyorum bile. Şarkıya ve Moran'ın performansına dönersek tek kelimeyle harika. Göz zevkimi bozmadığı sürece Eurovision sahnesinde dinlemek güzel olur.



Vladi Blayberg için yorum yapmak istemiyorum. Hala nasıl finalde olduğunu anlamakla uğraşıyorum. Ne bakmaya ne adamın sesini duymaya tahammül edebiliyorum.




Ve son yarışmacımız Nicki Goldstein. Aslında o bu akşam finalde olmayacaktı ama şansı biraz yaver gitti diyelim. Aslında finalde yarışacak Kathleen Reither çekilme kararı alınca ikinci şansta da yarışan Nicki'nin Kathleen'in yerine geçmesine karar verildi. Şarkısının ismi bu senenin Eurovision temasıyla aynı adı taşıyor 'We Are One'. Şarkı idare eder güzellikte. Kazansa yarışmanın temasıyla aynı adı taşıdığı için hoş durabilir.


Finali Türkiye saatiyle 21.00'da başlıyor! İzlemek için Buraya Tıklayın !!

Beyaz Rusya'dan Şarkı Değişikliği!

Beyaz Rusya adına yarışan Alyona Lanskaya, birkaç gün önce yeni şarkısını açıkladı. Aralık 2012'de yapılan ulusal final sonucu şarkısı Ryhthm Of Love ile birinci gelen Alyona, aslında geçen sene de katıldığı ulusal finali All My Life isimli şarkıyla kazanarak ülkesini temsil etmeye hak kazanmıştı. Şanssızlık ki 'Haksız oy' gerekçesiyle diskalifiye edilmiş yerine Litesound seçilmişti (Dedikodular oy satın aldığı yöndeydi). 


Sonunda isteğine kavuştu ve ülkesini temsil ediyor ama bu sefer birinci geldiği şarkısı Ryhthm Of Love ile değil Soloyah ile. Ryhthm Of Love da çok güzeldi ve değiştirdiğini duyduğumda 'Of kim bilir nasıl bir şeydir yenisi' demiştim ancak Soloyah çok daha iyi. Dinlediğimde bana 2003'de Mija Martina'nın söylediği 'Ne Brini' (Bosna Hersek), 2006'da Tina Karol'un söylediği 'Show Me Your Love' (Ukrayna) ile 2005'de 'Ledina Celo'nun söylediği Tomorrow I Go'yu (Arnavutluk) hatırlatıyor. Şovu sağlam olursa bu sene Beyaz Rusya'nın Dima Koldun'dan beri yakalayamadığı şansı geri gelebilir.

Alyona Lanskaya - Soloyah 


Alyona Lanskaya'nın ilk yarışacağını açıkladığı şarkısı Ryhthm Of Love için Buraya Tıklayın .

Bonnie Tyler Eurovision'da!!

Güne İngiltere'den (Doğrusu Birleşik Krallık olsa da hepimizin daha rahat anladığı şekilde devam edelim yazıya) gelen güzel haberle başladık. Yapılan açıklamaya göre bu sene ülkeyi 1975 yılından beri müzik piyasasında olan dünyaca ünlü bir isim BONNIE TYLER temsil edecek. Geçtiğimiz 2 yılda da Blue ve Engelbert Humperdinck gibi dünyaca ünlü isimlerle şansını deneyen İngiltere bu senede geleneğini sürdürüyor. Boyle giderse Adele, Leona Lewis, Robbie Williams gibi isimleri Eurovision'da görme hayallerimiz imkansız değil ama biraz daha zaman var.




Yaşıtlarım tanır mı bilmiyorum ama ailemin bana tanıttığı sanatçılardan olduğu için kendimi şanslı hisettiğim isimlerden. Bu yüzden Eurovision sahnesinde görmek için sabırsızlanıyorum!! Şarkısının şu ana kadar açıklananlar icinde iyi oldugu gerçeğini bir yana birakirsak her seferinde katılan dünya starlarının abartılmasına ve sonra çöküşlerini seyretmeye alışık olduğumuz için şimdiden sonunu düşünmeye korkar oldum. Gene de Blue ve Engelbert Humperdinck'e gore daha iyi seyler yapacağına inanıyorum. Avantajı ise bu sene çok fazla iddialı şarkı olmaması. Ayrıca canlı performansınının Engelbert kadar kötü olmayacağını düşünerek de jüriden oy alabilme ihtimalini çok yüksek görebiliriz.

İşte bu sene Bonnie Tyler'ın Eurovision'da İngiltere'yi temsil edeceği şarkısı Believe In Me...