Her şeyin yavaş yavaş belli olması provalarla başlar ancak benim yapmaktan hoşlanacağım şeylerden biri de, provalar öncesi düşüncelerimle provalar sonrası düşüncelerimin arasındaki farkları görmektir. Hatta şöyle söyleyeyim ülke finalleri yapıldıkça, şarkılar açıklandıkça yazdığım yorumlarımın çoğunda bile şu ana kadar değişiklikler oldu. Ancak bunu iyi yönde değerlendirmiyorum. Dediğim gibi Eurovision'da şarkının ömrü 3 dakika. Ben ve Eurovision fanları içinse şarkıların ömrü aylarca.
Bu yazı dizisinin amacı benim provalardan önce şarkılar hakkındaki son düşüncelerimi paylaşmak ve size şarkıları tanıtmak! Televizyon izleyicileri için 1 hafta sürecek bu heyecanın ilk gecesi 14 Mayıs akşamı yaşanacak!
Geçtiğimiz senelerde şarkıların çıkış sıraları kura çekimleri sonucu belli olurdu. Bu sene EBU (Avrupa Yayın Birliği) işi riske atmak istemeyerek ya da demeseler bile biraz da olsa yarışmayı Melodifestivalen'e (İsveç ulusal finali) çevirme çabalarından dolayı bu sene yarışma sıralarını kendileri belirlemeye karar verdiler. Melodifestivalen'in supervisor'ı, Eurovision 2013'ün Prodüktör'ü Christer Björkman'ın söylediğine göre bu sene böyle bir uygulamaya gidilmesinin sebebi bir nevi dj kafasının yaşanmıyor oluşu. Yani sürekli ağır şarkılar üst üste geliyor, hareketliler üst üste geliyor, bazı şarkılara haksızlık oluyor vs. vs. (Bu açıklamanın altındaki Melodifestivalen'i bulunuz). Neyse bu konuya ileriki zamanlarda detaylı değineceğim.
Sonuç olarak...
Yarışmayı ilk açacak ülke Avusturya olacak. Ülkeyi bu sene çok zorlu bir ulusal finali kazanan 18 yaşındaki isim Natalia Kelly temsil ediyor. Natalia çok güçlü bir şekilde geliyor Malmö'ye. Şu an için fanların büyük favorisi olduğunu söyleyemem... gerçi fanların haklı çıktığı nadir yaşanan bir durum ya neyse... Sonuç olarak Natalia'nın böylesi zayıf bir yarı finalden rahatça finale çıkacağını düşünüyorum ve Eurovision sahnesinde gerçekten PARLAYACAĞINA inanıyorum.
Bu sene benim için sıkıcı şarkıların çoğunlukta olduğu bir sene bakınız bunun ilk örneği de ikinci sırada yaraşacak Estonya'yı temsil eden Birgit Öigemeel'in söylediği Et Uus Saaks Alguse. Tam Anlamıyla 20.yy'dan kaçma bir şarkı. Şarkının şansıysa çok güçlü bir yarı finalde yarışmıyor olması... İnsanlar oy verir tabii eğer o sırada uykuya dalmamış olurlarsa!
Ne zaman Slovenya'nın şarkısını dinlesem aklıma 2011 yılında bütün sene birinci olacak diye bakılan sonunda 22.likle yetinen Macaristan ile gene aynı yıl korkunç bir performansla yarı finali bile geçemeyen Hırvatistan geliyor. Bana öyle geliyor ki Slovenya'nın sonu da bu iki sondan biri olacak. Sonuç olarak daha önce dediğim gibi... "House müzik sevmeyen bir insan olarak bu sene Slovenya hakkında olumlu hiçbir görüşüm olmayacak. Müzik türüne karşı hiçbir ön yargım yok ama sevmediğim türü bana sevdirecekse o şarkı iyidir. Bu ise benim için gereksizlikten ibaret".
Hırvatistan bu sene 6 tenor'un oluşturduğu Klapa S Mora'dan yana kullandı şansını. Benim için çok güzel, Eurovision seyircisi için sıkıcı gelebilecek olan şarkının ismi Mizerja. Ne yalan söyleyeyim 6 tane adamın dikilip ağır tempo'da giden bir şarkı söylemesi gerçektende Eurovision'un temposuna uymayacak. En azından benim en son hatırladığım 6 adamın dikilip ağır tempoda şarkı söylediği 2007 yılında Letonya'idi. Onun da çok harika gittiğini söyleyemem.Yine de şansları bol olsun!
Ve yılın yıldızı Danimarka! Her sene birinci bir şekilde baştan kendini göstermeye başlar... (Fan balonları da olur ancak zaten onu şarkının ucuzluğundan ve klişeliğinden fan balonu olduğunu anlarsınız) Bu sene de şimdiden birinci olarak gösterilmeye başlayan ülke Danimarka. Bahislerde genelde 1.sırada giden Eurovision'da da birinciliği alır. Bu sene de Danimarka gidiyor birincilikte. Şöyle bir bütün şarkıları ilk dinlediğimde ne hissettiğimi düşünüyorum da sanırım Danimarka beni en çok etkileyen olmuştu (gerçi bir iki ülke daha var ama onları sonra anlatacağım). Provalardan önce bana da birinci görünen ülke Danimarka... En azından Emmelie'nin haklı yere yaptığı "ilk beşte olacağız" açıklamasına katılıyorum!
Rusya bu sene fazla Adele etkisinde kalmış durumda! Şarkıda ve kızda gerçekten potansiyel olmasına rağmen bu kadar Adele özentisi kıyafet, makyaj ve saçla beni kendinden soğutuyor. Gerçi Eurovision seyircisinin kaçı bunu fark eder orası da tartışılır. Aslına bakarsanız şarkı da klişelik abidesi... Eurovision 2013 sloganımız gibi birlik olma etkisini yaymaya çalışan kendince barışcıl bir şarkı... Jüriye çok sağlam oynayacağı için finalde olması ve iyi derece almasını şu an kaçınılmaz buluyorum.
Hiç unutmuyorum Eurovision 2010 finali sırasında söz yazarı ve besteci olan Şehrazat, Twitter'dan Ukrayna'yı o sene temsil eden Alyona için "Kadın ne bağırdı ne bağırdı" demişti. Bu sene aynı yorumu gene bir Ukraynalı olan Zlata Ognevich için de yapmasını bekliyorum. Günümüzde bağırabilen ses makbuldür kafası neyin kafasıysa baya verimli bir şekilde gidiyor. Hani bağırmanın da bir güzelliği bir dinlenilesi yanı vardır. Harika başlayıp korkunçlaşan şarkılar grubuna seve seve ekleyebileceğimiz bir şarkı aynı zamanda. Mp3 kaydında çok anlaşılmayabilir ama canlı perfomanslarında arkadaki vokallerle sesinin birleşimi tam bir eziyet oluyor. Eklemeden de geçemeyeceğim... böyle bir klibi çekmek için gerçekten para mı harcamışlar?? (Fanların büyük ihtimalle balon favorisi olan şarkı bahislerde de anlam veremediğim bir şekilde yükseldi... provalarda gerçek yüzünü göreceğimizi düşünüyorum)
Bana göre yılın ne kadar kötü şarkısı varsa hepsi bu finale toplanmış. Bakınız Hollanda var sırada! Lana Del Rey tarzında yapılmaya çalışılmış normalde dinlesen güzel ama Eurovision sahnesinde gördüğünde "Diğer kanallarda ne var" veya "Ben bir tuvalete gideyim" cümlelerini direk aklına getirecek bir şarkı. Örneğin: 2009 yılında Fransa adına Patricia Kaas katılmıştı. Şarkısı inanılmaz ağır bir şarkıydı ama öyle bir büyüsü vardı ki sadece kendinizi kaptırıp dinliyordunuz. Tabii Patricia'nın karizması da büyük etkendi (Fransa'nın son zamanlarda aldığı en iyi derecesini almış 8. olmuştu!) . Anouk gerçekten iyi bir şeyler istiyorsa bizi büyülemeli yoksa bu şarkının en azından Mp3 versiyonuna şans vermiyorum.
Karadağ şarkısını yayınladığında "Pekala bu şaka değil mi? Asıl şarkıyı ne zaman duyacağız?" demiştim. Karadağ'ın ruhu gerçekten böyle mi yoksa bizimle 2 yıldır dalga mı geçiyorlar? Ne yalan söyleyeyim dinledikçe sevmeye hatta yarışmadaki korkunç şarkılarla kıyaslayınca fazlasıyla güzel gelmeye başladı! Ancak gene de final için şans vermiyorum. Tabii her şey provalarda bitiyor. Sahne şovlarını baya merak etmeye başladım.
Litvanya'nın temsilcisi Andrius Pojavis sevimsizlik abidesi olsa da şarkısı Something'de hoşuma giden bir şeyler var yani bana 2009 İsviçre'yı temsil eden Lovebugs'ın şarkısı The Highest Heights'ı hatırlatıyor. Şarkı kaybederse kesinlikle Andrius'un sevimsiz bir şekilde kameralara oynayışından kaybedecek!
On birinci yarışmacı geçen sene ulusal finali kazanan sonra şike yaptığı ortaya çıkan ve diskalifiye edilen, bu sene yarışmayı tekrar kazanıp, kazandığı şarkısını değiştiren olaylı yarışmacımız Beyaz Rusya'lı Alyona Lanskaya. Dediğim gibi ilk şarkısı Rhythm Of Love 'dan vazgeçip daha mantıklı bir seçim olan Solayoh ile katılmaya karar verdi! Üstelik klip çekimleri de İstanbul'da yapıldı. Gerçi hiçbir öğe İstanbul'da çekildiğine dair kanıt vermiyor klipte. Yalnızca sahil çekimlerini görüyoruz ki onlar da Kilyos'da çekilmiş... Şarkı bana Ukrayna 2006 Tina Karol ile Makedonya 2006 Elena Risteska 'nın şarkılarını hatırlatıyor. Kaliteli bir sahne şovu yaparsa (Bu klibi çeken sahne şovunu nasıl yapar o ayrı mesele...) çok rahat finalde olacaktır ki rakipleri çok güçlü değil.
Yerinde sayan bir şarkıyı kim sever ki? ya da şöyle söyleyeyim kim Eurovision'da oy verir ki? Moldovalı Aliona Moon şarkıyı söylerken kendini geçtiğimiz senenin Azerbaycan temsilcisi Sabina Babayeva zannetmiş olsa gerek (Sabina'nında kıyafeti ışık oyunuyla renk değiştiriyordu)... Umarım Eurovision sahnesinde de artık klişeleşmiş bir şeyi yapmaz... Hayır onu geçtim şarkının ruhuna uymuyor bir kere. Mesela bu şarkının şovunu ben 2010 Gürcistan tarzında bir şovla izlemek isterim. Dediğim gibi olursa final şansı var yoksa pek de olacağını düşünmüyorum. (Sahnede şarkıyı anadilinde söyleyecek)
Sanırım gecenin en şanslılarından biri Irlanda olacak. Şarkıya ölüp bitmesem de hatta tarzımın tam aksi yönünde olsa da Danimarka ve Rusya'dan sonra hayalkırıklıklarıyla devam eden şarkıların üstüne Only Love Survives'ı duymak cennette hissettiriyor ki ardından gelen şarkılarda öncekilerden pek farksız değil. Finalde olmasını kaçınılmaz olarak görüyorum.
Yunanca aşkım sağ olsun bu şarkıyı bana sevdiriyor. Geçtiğimiz sene La la love'dan sonra kalitenin düştüğü bariz bir gerçek olsa da Kıbrıs'ın direnmeye devam ediyor olması göz alıcı bir gerçek (biliyorsunuz 'bazı' ülkeler fazla kibirli) Şovunun sıkıcı olacağını tahmin etmek için sanırım müneccim olmaya gerek yok... Hem bu yüzden hem de bu yarı finalde oy olacağı pek ülke bulunmadığı için şansını yüksek görmüyorum.
Bu sene çoğu kişinin kullandığı cümle "Yılın en kötü şarkısı Belçika". Ben de aynı şeyi söylüyordum taa ki Bulgaristan'ı, Romanya'yı vs. duyana kadar. Her neyse... Roberto'nun korkunç bir şarkıcı olduğu gerçeğinin yanında aslında şarkının da çok kötü olmadığını düşünüyorum. Gene de Bu yarı finali sonuncu bitirme olasılığı çok yüksek.
Sırplılara hala ulusal finalde Dusan Svilar - Spas 'ı seçmedikleri için kızgınım. O kadar yıldır ulusal final izliyorum sanırım bir şarkının kazanamaması ilk kez içime bu kadar oturdu. Bundan da kaynaklı bu şarkıya ön yargım var. Kaliteden uzak 3 sevimsizlik abidesi'ne katlanmak çok güzel olacak gerçekten! Finale çıkarlar mı? Evet maalesef çıkacaklar.
Böylelikle 14 Mayıs akşamı birinci yarı final tamamlanacak.
2.Yarı Final yazısında görüşmek üzere!!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder