Bu Blogda Ara

8 Mart 2013 Cuma

Heja Melodifestivalen! 5


Geçtiğimiz hafta ikinci şans haftasıydı bu demek oluyor ki düello haftasıydı. Yeni sisteme göre 8 şarkı içinden oylama sonrası 5 tanesi bir üst tura çıktı ardından tekrar yapılan oylamayla düellolar belli olmaya başladı Anton Ewald ile Behrang Miri, Robin Stjernberg ile de Martin Rolinski Eşleşti. Geriye kalan 5. yarışmacı Erik Segerstedt & Tone Damli'ye ise veda ettik. Düelloların ardından yapılan oylamayla finale çıkan isimler Anton Ewald ile Robin Stjernberg oldu! İkisinin de saç yapısının, boyların v.s benzemesinden ötürü internette baya eğlence konusu oldular beni en çok güldüren @oscarberander isimli kullanıcının yazdığı cümle oldu... "My name is Robin, this is Anton, and together we are RobTon." (Bu repliği Jedward'dan biliyoruz)






Ayrıca geçtiğimiz haftanın konukları Jedward'dı!! 


Uzun bir Melodifestivalenden yolculuèundan sonra altıncı ve son haftaya gelmiş bulunuyoruz! Final bu akşam!! 

Her sene aynı şey oluyor. Büyük bir heyecanla başlayıp nasıl geçtiğini anlamadan büyük bir hüzünle kapatıyoruz Melodifestivalen'i. Melodifestivalen için Eurovision'dan sonra Avrupa'da yapılan en iyi organizasyon diyebiliriz. 1959 yılından beri aynı ciddiyetle, aynı istikrarla devam edip sürekli kendini geliştiren, Eurovision'u ve eğlenmeyi önemseyen başka bir yarışma daha bulmak ya da şöyle söyliyim 'ülke' bulmak çok kolay değil. İsveç'in dünya müzik endüstrisinde 2. sırada olmasının büyük bir kısmını Melodifestivalen'e bile bağlayabiliriz. Yani yarışmanın ülkeye ve seyredene kazandırdıkları çok fazla. 


Ancak bir sorun var ki o da İsveç'in bu durumun fazlasıyla farkında olması. Pekala mantıken farkındalığın sorun teşkil etmemesi gerek ancak bu sene Eurovision'a ev sahipliği yapacak olmalarından dolayı birkaç problem var gündemde. Şimdi hepsini anlatmayacağım ama bana göre en büyüklerinden birine bu hafta tanık oluyoruz... Geçtiğimiz sene sonunda Stockholm'de İsveç'in en büyük arenası Friends Arena açıldı. Ben ve çoğu sıkı takipçiler bu arenanın açılacağını biliyorduk ve bu yüzden bir heyecan vardı çünkü Eurovision'un burada yapılmasını bekliyorduk. Nitekim ters köşe yapıp Eurovision'u Friends Arena'dan çok daha küçük olan Malmö'deki Malmö Arena'da yapmaya karar verdiler. Size farkı şöyle anlatayım Friends Arena'nın kapasitesi 65.000'e çıkarken Malmö Arena'nın yalnızca 15.500. Bu sene Friends Arena'yı Melodifestivalen finali için kullanıyorlar ve inanılmaz ihtişamlı duruyor. Giden fanlar hayran kalmış durumdalar. İsveç'in bu sene yaptığı her şey bariz bir şekilde Melodifestivalen'in Eurovision'dan daha büyük olduğunu kanıtlama çabalarından ibaret. Bütün fanlarda bir kriz hali dolaşıyor tabii. İsveç delegasyonun önemli ismi, Melodifestivalen'in supervisor'ı ve bu senenin yapımcısı Christer Björkman'a yöneltilen "Daha büyük bir Melodifestivalen, daha küçük bir Eurovision. Bu düşüncenin arkasında ne var?" sorusuna "Açıkçası Eurovision için farklı şeyler düşündük, biz daha yakın olmasını, daha çok duygu olmasını biraz daha başlangıca dönmeyi deniyoruz.  Bir olmayı ve insanların evde gibi hissetmesini istiyoruz" şeklinde cevap verdi. Bir nevi Melodifestivalen'e dönüştürüyoruz diyor yani... (Sonuç olarak "Eurovision tadında geçen Melodifestivalen" yerine artık "Melodifestivalen tadında geçen Eurovision" demeye başlayabiliriz)


Şimdiye kadar benim için 2009, şarkılar bakımından en iyi yıldı. Bu sene herkesde bir "çok kötü bir sene, bütün şarkılar berbat" cümlesi dolaşıyor. Bense aksine o kadar zamandan sonra ilk kez bir yarışma şarkılarının bu kadar iyi olduğunu görüyorum. Hele final için hala tek bir favorim oluşamadı neredeyse hepsi kazansın istiyorum!!



Yarışmaya geçtiğimiz senenin Melodifestivalen 3.sü 19 yaşındaki Ulrik Munther ile başlayacağız. Coldplay tarzındaki Thomas 'Euphoria' G:son imzalı şarkısı 'Tell The World I'm Here' ile baya bir beğeni kazandı ve şimdiyse birinciliğin en büyük adaylarından. Hangisi seçilirse sevdiğim diğer şarkılara haksızlık olacakmış hissinden bir türlü favorim olarak gösteremediğim bir şarkı. Başlarda kazanma olasılığı olacağını sanmıyordum ama şimdi hafiften inanmaya ben de başladım. Kazanırsa Eurovision'da rahat top 10 yapar büyük ihtimalle top 5 bile.



Geçtiğimiz sene 'Shout It Out' isimli şarkısıyla Melodifestivalen finaline çıkma heyecanını Ulrik Munther ile yaşayan David Lindgren yarışmayı 4. bitirmişti. Bu sene de çok fazla tarzını değiştirmeden 'Skyline' ile devam ediyor yoluna. Başlarda fazla özenti bulsam da şu an favorilerim arasında. Mantıklı düşündüğünüz zaman Eric Saade, Danny Saucedo tarzı şarkıcılar vokal sesleri ağırlıklı şarkı söylüyorlar ve buna rağmen nefessiz kalarak bitiriyorlar. David'de ise vokalin volümü nispeten daha düşük, sürekli hareket ediyor, hoplayıp zıplıyor ve buna rağmen nefes nefese kalmadan bitiriyor. Bu akşam beni etkilemelerine göre emin olucam ancak David'in çok şansı olduğunu sanmıyorum. Yine kazanamazsa kendisini Mans Zelmerlöw, Danny Saucedo gibi sunuculuğa bekliyoruz.



Melodifestivalen için yeni bir yüz olan State Of Drama, yarışma içinde tarzıma en çok yaklaşanlardan. Kazanma ihtimallerini yüksek bulmuyorum ama umarım önümüzdeki senelerde tekrar MF sahnesinde izleriz. En azından beni hayran olarak kazanmış durumdalar.



Beni en çok hayal kırıklığına uğratacak şey bu akşam Anton Ewald'ın kazanması olur. Çocuk dansçı olmak için doğmuş... belli ki güzel işlere de imza atıyor ama şarkı söylemesin lütfen ya... Sahneye Greas'den fırlamış gibi çıkmasını da bir kenara bırakıyorum bütün şarkıyı vokaller söylüyor... Hatta arada sanki sadece ağzını oynatıyor o derece felaket. Buna rağmen nefesi kesilmekten zor devam ediyor. Piyasadaki çoğu kişiyle yakın arkadaş olması ve güzel de bir suratının olması kızlar sayesinde oy toplamasına neden oluyor. Umarım İsveç bu akşam Anton'u yollamak gibi korkunç bir hataya düşmez.



Finalde seyrettiğimize hala inanamadığım isim ise Louise Hoffsten. Pekala şarkının melodisi güzel, dinleniliyor ama en fazla 1, 1,5 dakikalık ömrü var sonrasında "dur ben bir tuvalete gideyim o şarkıyı bitire dursun" gibi bir moda geçiyorsunuz. İsveçlilerin sağı solu belli olmadığı için bu akşam korktuğum isimlerden. Seçilmesini yalnızca diğer şarkılara haksızlık olarak görürüm.



Bu akşamki favorilerimden biri de Ralf Gyllenhammar! Şov mu? Şov. Şarkı mı? Şarkı. Ses mi? Ses. Daha söylenecek bir şey yok. Kazanmayı en çok hak edenlerden.



Avrupalı fanların nefretle baktığı isimse İsveç'in efsanelerinden oluşan 'Ravaillacz' (Tommy Körberg, Claes Malmberg, Johan Rabaeus, Mats Ronander) grubu. Aksine ben seçildiklerinde çok mutlu olmuştum. Birincisi o finaldeki şarkılar korkunçtu ikincisi dördü de inanılmaz sevimli ve dördü de efsane! Belli ki eğlenmek için katılmış onlar da. Kazanırlarsa sevinirim ancak hakkı olan diğer şarkılar için üzülürüm. (Grubu ileri de Danny Saucedo, Eric Saade, Mans Zelmerlöw, Ulrik Munther grup kurmuşta Melodifestivalen'e katılıyor gibi düşünün. İsveç dışında yaşayanlar için bu grubu anlamak zor olsa da içte inanılmaz seviliyorlar)



8. Sırada Sean Banan var. Hep diyorum böyle bir şov için Sean Banan dışında hiç kimse ne maddi ne manevi bir şey harcar. "Delidir ne yapsa yeridir" yani. Ne yalan söyleyeyim ben seviyorum. En azından yarışmaya renk katıyor. Ayrıca bu akşam şovunda ona İsveç'in ünlü televizyon programcısı şimdi 83 yaşında olan Arne Weise eşlik edecek. Sean geçtiğimiz sene de yarışmıştı ancak ikinci şanstan çıkamamıştı. Bu sene de katılacağını açıkladığında herkes bir anda "Acaba bu sene ne yapacak?" diye konuşmaya başladı. Demek istediğim kazanamasa bile kendini akılda bırakıyor eh bu bile yeterli olmalı. Kazanma şansı var mı derseniz elbette var İsveç onu seviyor! Kazanmazsa seneye de pes etmez gibi geliyor.



Dediğim gibi finalde favorilerim çok ancak Robin Stjernberg hepsinden böyle birazcık daha önde. İnanılmaz bir şarkı, inanılmaz bir ses! Dün geceki kostümlü provadan sonra da herkesde bıraktığı etki "birinci mi olacak yoksa?" söylentisinin çıkmasına sebep oldu. Kazanması sanırım en çok beni mutlu eder. 



Gecenin son ismi birinciliğin en büyük adaylarından ve benim de favorilerimdem olan YOHIO. Kendisi animelerden fırlamış gibi. Tarzının farklı olması, şarkısının da güzel olması avantaj sağlayacaktır. Ayrıca normalde hayran kitlesi çok olan bir sanatçı bir de iki gitaristi Fredrik ve Marcus'un aslında kendi Desaiha adında gruplarının bulunuyor olması ve burdan da hayran kitlelerinin olması onlara epey bir oy getirecektir. 



Final akşamları aynı zamanda yabancı ülkelerin jürilerinden de puan alınıyor. Puan sıralaması ve sunucuları şu şekilde olacak;
  • Hırvatistan: Aleksandar Kostadinov
  • Kıbrıs: Klitos Klitou
  • Fransa: Bruno Berberes
  • Almanya: Torsten Amarell
  • İzlanda: Jonatan Gardarsson
  • İsrail: Alon Amir
  • İtalya: Nicola Caligiore
  • Malta: Chiara Siracusa (!!)
  • İspanya: Federico Llano-Sabugueiro
  • Ukrayna: Gina Dirawi
  • İngiltere: Simon Proctor


Geçtiğimiz 5 haftada Gina & Danny ve konukları sayesinde inanılmaz güzel şovlar seyrettik. Bu hafta ise son akşam olduğu için beklentim biraz daha yüksek ki prova görüntüleri de beklentimi karşılayacağını söylüyor.



2012 Eurovision birincisi Loreen, şarkısı Euphoria'yı başka bir versiyonda söyleyecek. İzleyenler ağlatacak kadar iyi olduğunu söylüyor.


Eurovision 1983 üçüncüsü, 1991 birincisi , 2006 beşincisi. Bir nevi İsveç'in Eurovision efsanelerinden Carola'da bu akşam sahnede olacak.




2013 Eurovision sunucusu Petra Mede,  Eurovision'un İsveç'de yapıldığı 1992 yılında sunuculuğu yapan  Lydia Capolichhio ve Harald Treutiger ile.
Eurovision 2000 sunucuları Lundin ile Kattis Ahlström

Ayrıca geçtiğimiz sene Sarah Dawn Finer'ın yarattığı karakter Lynda Woodruff bu sene de Melodifestivalen'de olacak! 

Bu akşam Melodifestivalen finalini izlemek için Buraya Tıklayın !!
Haklı bir sonuçla biteceğini umarım! Herkese iyi seyirler!

2 yorum:

  1. Bu muhteşem yazıdan bir ayrıntı hakkında öngörümü belirteyim...

    Eurovision'un Friends yerine Malmö Arena'da yapılmasının sebebi bence aşağıda linki olan organizasyon...

    http://www.iihf.com/competition/352/home-oc/start.html

    Friends Arena'yı bu turnuva için yapıp, Eurovisionu kazanınca zar zor turnuvay Globe'a aldılar. Şimdi ise yaptıklarının tam tersini yapmak için Eurovisionu Malmö'ye taşıdılar gibi geliyor... Buzdağının görünmeyen yüzü bu...

    Tek haklı oldukları nokta; Eurovision kadar kaliteli ve başa baş giden bir San Remo ile Melodifestivalen yapılmakta...

    YanıtlaSil
  2. Evet, turnuvayı ben de duymuş... San Remo'nun yapılış amacı Eurovision temelli olmadığı için onu bu kategoriye almadım. Ayrıca teşekkür ederim.

    YanıtlaSil